Marka: Türkiye

Her ülkenin kafamızda yer edindiği bir ürünü mutlaka vardır değil mi?

Almanya denildiğinde biz pazarlama delilerinin aklına ilk Puma – Adidas kardeşlerin çekişmesi, Audi-BMW- Mercedes çılgınlığı gelir. Almanya’ ya her giden mutlaka el yapımı harika biralardan içer. İçmeden gelene “yuh” derler. Hatta ekimde yapılan Oktoberfest Bira Festivali’ ne Ekim’ de Almanya’ da olup da gitmeyen tarafımdan şiddetle kınanır. Her giden turist evine mutlaka kutularca çikolata ile döner.

İtalya desem? Ne gelir aklınıza? Pisa Kulesi mi, ünlü spagettileri mi, yoksa moda dünyasının kalbi mi? Ya Fransa desem aklınıza ünlü Şarap Festivali gelmiyor mu? Çin desem sushi demez misiniz, ya Meksika dediğimde tacho ve Tequila, Rusya dediğimde vodka, İskoçya dediğimde viski, İspanya dediğimde Brandy veya Sangria?

Cevap biraz alkolikmişim gibi bir algı yaratmasın. Bu yazıyı insan sonunda tadını tutturmayı başardığı Sangria’ sını yudumlarken yazarsa cevap böyle gelebiliyor. Bekleriz efenim, nihahaha-

Türkiye dediğimde neler geliyor aklınıza? Ben hemen ilk aklıma gelenleri söyleyeyim.

Rakı! Turistlere sorarsanız yanında balık veya kebap derler. Yurtdışına yayılan dönercileri bir düşünsenize. İtalya’ da Pisa civarında kredi kartını atm’ e kaptıran ve yanında hiç nakiti kalmayan bir yakın arkadaşım bir Türk’ ün işlettiği dönerciyi bularak yardım istemiş ve ortada kalmaktan kurtulmuştu.

Çiğ köfteye ne dersiniz? Pek çok yabancı arkadaşım rakı balık ikilisinin hemen ardından çiğ köfte – şalgam suyu ikilisini sayıyor. Ya kokoreç? Kim ne derse desin hele AB kriterleri zerre umrumda değil! Kadıköy’ deki FB maçı çıkışı Kadıköy Mercan’ da formalı ve birbirine çok benzeyen bir ağabey – kardeş görürseniz % 99 ihtimalle ağabeyim ve beni görmüşsünüz demektir.

Ama bütün bunların yanı sıra bizim için çok önemli bir ürün var. Bugüne kadar bizimdi. Sanırım çok yakın bir zamanda Rumların olacak: “Türk Lokumu” Narnia Günlükleri’ nde bile kullanılarak, film sonrası satışlarında patlama yaşanan, google’ da ülkemizle ilgili aranan kelimelerde en fazla aranan kelime olan Türk lokumu elimizden kayıp gidiyor.

Fındıkta, baklavada, yoğurtta olduğu gibi yine geç kalan bir zihniyetin esiri olduk kısacası. Bildiğimiz “Turkish delight” artık “Loukoumi Yeroskipou” oluyor. Bu haber olarak bile bir değer taşımamış olmalı ki Times’ ın ayırdığı kadar bile yer verilmedi bizim gazetelerde. Times’ a göre bu aslında daha çok Rumların Türkiye’ ye karşı politik bir atağı. Mümkün olduğunca konuda Türkiye’ yi AB’ den uzaklaştırmak.

- Yeri geldiği için söylemeden edemeyeceğim! – Ben zaten özellikle kokoreçi inanılmaz düzgün yapan sokak kokoreççileri kaldırılacağı için AB’ ye baştan karşıyım :) Burhan Altıntop’ un Nişantaşı çocuğu olma uğraşı gibi boş bir uğraştan öteye gitmeyecek. Zaten gitmesin de! Bu bir cahil cesareti edebiyatı değil. Sadece yapılan o kadar değişimin bizi her zaman 3. dünya ülkesi olarak görecek olan bir topluluğa yaranmak amacıyla yapılmasına gelişen nefretten ileri geliyor. Biz ne kadar istesek de, hatta AB ülkeleri ne kadar istese de biz onlardan olamayız! Dünyanın yuvarlaklığı kadar ortada bu. Ne Avrupalıyız, ne de Asyalı.

- Düşünün bir kere. Öyle bir kökenimiz var ki yüzyıl sonra bile hala “barbar” sıfatıyla anılıyoruz müzelerinde. Sınırları Viyana’ ya Mısır’ a dayanmış ve kapsamış, tir tir titreten kocaman bir imparatorluktan geliyoruz. Tam da bizi ele geçirmeye başlamışlar ki karşılarına gözü kara ve korkusuz bir kahraman çıktı. Elindeki sınırlı güce rağmen hepsini topraklardan çıkartıp, her şeyi baştan kurdu o kahraman. Öyle bir yapı sağladı ki bir gün kendisine hakaret edenler, kendisiyle zıt fikirleri olanlar bile ülkeye başbakan olabildi.
Şimdi cevap veren olur mu kimin böyle bir tarihe daha sahip olduğuna? Firavunlarla belirli sınırlarda yaşamış Mısır? Sürekli asalet peşindeki dejenere İngiltere? Özgürlük timsali Amerika? Cezayir’ i yıllarca sömürdüğü halde kendisini insan hakları koruyucusu sanan Fransa? Türk lokumuna sahip çıkarak aklı sıra politik gerilim peşinde olduğu söylenen Rum hükümeti? Katliam dediği durumu bir türlü belgeleyemeyen yüksek lobili Ermenistan?

Üzgünüm ama biz onlardan değiliz! Olamayız, olmayalım da!

Amaaan boşverin şimdi, haydi biz yine güreş ve cirit yerine ata sporumuz golfmüş gibi gösterilen AB aşığı 30 saniyelik tv reklamlarıyla ülkemize turist toplama uğraşına devam edelim. Bu arada Türk lokumu acaip bir Rumca isimle anılsın, ne olur ki? Birgün elimizden nazar boncuğu, tavla ve hatta Türk kahvesi de alınırsa hiç şaşmam. Ne de olsa bu ülkede pazarlama = reklam! Tanıtım hak getire!



Tags: