Posts Tagged ‘web 3.0’

Web ile birlikte değişen perakendecilik yaklaşımlarına artık aşina olduk. Yüce’nin bu yaklaşımları özetlediği yazısı mevcut durumu gayet iyi anlatıyor.
Ancak bir de, şirketlerin elinde olmadan gelecek değişimden bahsetmek gerekiyor.

Google Mayıs ayında iPhone ve Android cihazlarında kullanılabilir olan mobil barkod tarama özelliğini duyurdu.
Google Product ile entegre çalışacak sistem, herhangi bir perakende mağazasına gittiğinizde gördüğünüz herhangi bir ürünün barkodunu cep telefonunuza okuttuktan sonra Google’daki sonuçları görmenize olanak sağlıyor.

Ne gibi sonuçlardan bahsediyoruz?
-Alternatif satın alma önerileri,
-Farklı fiyatlar,
-Ürün performansı,
-Satış sonrası destek ve servis kalitesi
-Hatta tüketici şikayetleri

Gibi her türlü geribildirimleri içeren sonuçlardan bahsedebiliriz.

Bunların perakende sektörü için anlamı nedir?
Bu gelişme orta vadede web’in klasik perakendeciliğe hem rakip olması, hem de klasik perakendecilikteki rekabetçi durumu körüklemesi anlamına geliyor.

Web’deki bu gelişmeleri iyi kullanamayan perakendeciler… Onlar suçu teknolojiye atabilirler.
Teknolojiyi iyi kullanan perakende firmalarının bu gelişmeleri kendileri için avantaja çevirmesi için ise bir sürü fırsat olacak…


| Filed Under: Kategorilenmemiş |

Bilgiye erişim metotları, artık değişti.

Real Time Web hakkında konuşmaya başladığımız ve öngörülerde bulunduğumuz bugünlerde, bilgi akışının yavaş yavaş sosyal ağlara ve daha büyük bir hızla kitlesellikten bireyselliğe geçişini, geleneksel metotların etkinliğini ve ulaşım gücünü yitirdiğini gözlemleyebiliyoruz.

Sosyal Medya, insanların kendi haber alma kaynaklarını kendilerinin belirleyeceği bir yola daha şimdiden girdi bile.

Sosyal Medya’yı tanımlarken bir çok nitelikten bahsediyoruz.
Sıkça kullandığımız iki nitelik var; biri “tarafsız”, diğeri “güvenilir”.

Sosyal Medya nasıl fark yaratır?

Geleneksel medya ve PR şirketlerinin ilişkilerini tartışır, geleceğe dair öngörülerde bulunurken Murat Gök, (Şu anki basının) Yerine gelenlerin eskilerini aratmayacağını düşünüyor musunuz?” gibi bir soru sordu.

  • Markalara seslerini duyurmak için şikayetlerini topluluk içinde belirten,
  • En ufak söz dizimini dahi bahane ederek yapılmaya çalışan işleri küçümseyen,
  • Markalara/insanlara olan antipatilerini yüksek sesle haykıran insanlar, markalarla karşı karşıya kaldıklarında el pençe divan duracaklarsa cevabım “Hayır, yeni gelenler daha bile kolay lokma olduğunu düşünüyorum” olacaktır.

Sosyal Medya’nın fark yaratacağını söylemek şu an için zor.
Ancak, Geleneksel Basın’ın güvenilirliğini yitirdiğinden, PR faaliyetlerinde network ve menfaat ilişkilerinin ayyuka çıktığından, basının şeffaf olmamasından şikayet ederek buna çözüm getirmek vaadiyle ortaya çıkan bir topluluğun, duruşunu koruması ve farkını ortaya koyması gerekli diye düşünüyorum.
Sosyal Medya, “tarafsızlık”, “güvenilirlik” ve en önemlisi “medya” unvanını ancak bu şekilde elde edebilir.

Markalar ve ajanslar da zamanla, elindeki sopayı (ya da çiçeği) her gösterene göz kırpanlarla, duruşunu koruyanlar arasındaki farkı kavrayacak ve web 2.0 topluluğunu buna göre etiketleyeceklerdir.

Bizim, basın mensuplarını ve sektör içerisindeki insanları kendimizce etiketlediğimiz gibi.


| Filed Under: Dijital Pazarlama, Web 2.0, PR 2.0 & Sosyal Medya |